Köpek Eğitimi

Just another WordPress.com site

SCH İtaat

SchH

a)      İz takibi
b)     İtaat
c)      Koruma
Genel Kurallar:
Bu sınava katılmak için köpeğin 18 aylık olması gerekmektedir.
İdareci köpeğiyle sahaya çıktığında hakeme kendisi ve köpeği hakkında bilgi vermelidir.
İdareci tüm sınav boyunca sevk kayışını yanında bulundurmalıdır.
Köpek  geniş baklalı metal tasma ile sahaya çıkarılmalıdır. Tasma köpeğin boynunu sıkmayacak, boğmayacak bir şekilde olmalıdır.
Fiziksel olarak engelli olan ve köpeği sol tarafta taşıyan  insanlar köpeklerini sağ tarafta “takip” ettirebilirler.
Irkına ya da boyutuna bakılmaksızın her köpek sınava katılabilir.
Kanaması olan dişiler sınava hakeme bilgi vererek katılabilirler. Kanamalı dişiler en son sahaya çıkarlar.
Hamile köpekler sınava katılamazlar.
SchH İtaat fazı:
Egzersiz 1: Sevk kayışsız takip                                 20 puan
Egzersiz 2: Hareket halinde Otur:                             10 puan
Egzersiz 3: Hareket halinde Yat(Geri çağırmalı)      10 puan
Egzersiz 4: Aport düz yüzey                                     10 puan
Egzersiz 5: Aport 1m engel                                       15 puan
Egzersiz 6: Aport Tırmanma duvarı                          15 puan
Egzersiz 7: İleri gönderme+yat                                 10 puan
Egzersiz 8: Dikkat dağıtıcılı ortamda yat:                 10 puan
Toplam:                                                                      100 puan
  1. Sevk kayışsız takip:
Komut, başlarken ve sadece adımların değişiminde söylenebilir.
Sahaya iki köpek ve iki köpek sahibi çıkarhakemin yanına giderler kendilerini tanıtırlar. Köpeklerden biri uzun yat için belirlenen yere gider diğeri itaate başlamak üzere pozisyonunu alır.
Hakemin onayıyla komutu verir ve köpeğiyle sevk kayışsız taip başlar. Köpek idarecinin solunda, diz hizasında ne geride ne önde olmak üzere sahibi istekli bir şekilde takip eder. 50 adım boyunca normal adımlarla giderler. 50 adım sonra idareci geriye dönüş yapar ve 10 adım daha aynı hızda yürür ve koşmaya başlar. 10 adım sonra çok yavaş adımlarla bir 10 adım daha takip yapar. Daha sonra tekrar normal adımda 20 metre daha takibe devam eder ve sağa döner 10-15 adım ilerler tekrar sağa döner ve 15 adım daha devam eder. Dönüş yapar ve 7-8 adım sonra komut vermeden durur köpeği yanında oturur. İdareci köpeğine “takip” komutu verir ve daha önceden sahaya girmiş olan 4 kişinin etrafında 8 çizer ve ortalarında durur. Köpeği yine komutsuz yanında oturmalıdır. İdareci gruba teşekkür eder ve grup sahadan çıkar.
  1. Hareket halinde Otur:
İdareci köpeğine takip komutu verir ve egzersize başlar. 10 adım sonra idareci durmadan köpeğine “otur” komutu verir 30 adım köpeksiz yürür ve geri döner durur. Hakemin onayıyla köpeğinin yanına gider.
  1. Hareket halinde Yat(Geri çağırmalı)
İdareci köpeğine takip komutu verir ve egzersize başlar. 10 adım sonra idareci durmadan köpeğine “Yat” komutu verir 30 adım köpeksiz yürür ve döner. Hakemin onayıyla köpeğine “Gel” komutu verir. Köpek istekli ve hızlı bir şekilde köpek sahibinin önüne gelir ve oturur. İdareci köpeğine takip komutu verir ve köpek sahibin solun ageçer ve pozisyonunu alır.
  1. Aport düz yüzey
İdareci 650 gram ağırlığındaki Dumblle’ 10 adım kadar mesafeye atar. Köpeğine komut verir. Komutu alan köpek atılan eşyayı idarecinin önüne getirir ve tutar. İdareci bırak komutu vererek atılan eşyayı köpeğin ağzından alır ve takip komutu verir. Köpek sahibinin yanına geçer.
  1. Aport 1m engel
İdareci 650 gram ağırlığındaki Dumblle’ 10 adım kadar mesafeye 1m engelin üzerinde atar. (İdareci ile engelin arasındaki mesafe 5 metre kadar olmalıdır.)Köpeğine komut verir. Komutu alan köpek engelin üzerinden atlar ve  atılan eşyayı getirirken tekrar engelin üzerinden atlayarak  idarecinin önüne getirir ve tutar. İdareci bırak komutu vererek atılan eşyayı köpeğin ağzından alır ve takip komutu verir. Köpek sahibinin yanına geçer.
  1. Aport Tırmanma duvarı
İdareci 650 gram ağırlığındaki Dumblle’ 10 adım kadar mesafeye 180cm tırmanma duvarının üzerinde atar. (İdareci ile engelin arasındaki mesafe 5 metre kadar olmalıdır.)Köpeğine komut verir. Komutu alan köpek duvara tırmanarak üzerinden atlar ve  atılan eşyayı getirirken tekrar duvara tırmanır ve atlayarak  idarecinin önüne getirir ve tutar. İdareci bırak komutu vererek atılan eşyayı köpeğin ağzından alır ve takip komutu verir. Köpek sahibinin yanına geçer.
  1. İleri gönderme+yat
Başlangıç noktasında köpek sahibi köpeğine takip komutu verir ve 10-15 adım yürür ve köpeğine “İleri” komutu verir. Komutla köpek en az 30 adım ileriye doğru düz bir şekilde koşmalıdır. 30 adım sonra idareci köpeğine yat komutu verir. Köpek aniden yat komutuna uynalı ve yatmalıdır. Hakemin onayıyla idareci köpeğinin yanına gider ve otur komutu verir.
  1. Dikkat dağıtıcılı ortamda yat
İdareci köpeğini alır yat için belirlenen yere gider ve köpeğine yat komutu verir ve köpeğinden 30 adım uzaklaşır. Diğer yarışmacı yukarıda bulunan tüm komutları yapana kadar köpek yat komutunu bozmadan beklemelidir.
SchH Sınavı üretime yön vermek için yapılan bir test olmasının yanısıra bu sporu seven insanlar için sportmence bir rekabet içeren bir aktivitedir.
Hepinizi köpeninizle birlikte sahalarda görmek üzere.
Yorum yapın »

Captain Max Emil Frederick Von Stephanitz


Max v. Stephanitz 30.12.1864 yılında soylu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.
Okulda çok iyi bir şekilde fransızca öğrendi. Bir fransız kadar iyi fransızca konuşuyordu.Okulu bitirdikten sonra çiftçi olmak istedi ama saygıdeğer annesi onun kariyer yapmasını istedi. Bir müddet Berlin Veteriner Kolejine devam etti ve sonradan yaratacağı tüm dünyanın en popular köpeği olan Alman Çoban Köpeği için gerekli olan genetic bilginin ve üretim biliminin temelini orada aldı.
Ailesininde söylediği gibi süvari sınıfında olmak saygı duyulan bir pozisyondu.
1898 yılında Yüzbaşılığa terfi etti bu genç bir adam için eşsiz bir onurdu.
Kısa bir sure sonra ordudan ayrılması istendi çünkü karısı aktris idi yani oyuncuydu. Bu da kaderin Stephanitz’e oynadığı bir oyundu.
 Stephanitz yıllarca kopek üretimi ile ilgilenmişti. Silahlı Kuvvetlerden ayrılması bu işe daha fazla zaman ayırmasını sağlamıştı. Simdi Alman Çoban Köpeği Üretme geliştirme zamanıydı..
Ordudan ayrıldıktan sonra Grafarth yakınlarında bir ev satın aldı. Bu ev daha sonradan SV’nin karargahı olacaktı
Stephanitz özellikle almanyada bulunan sürü güden köpeklerle ilgilenmişti. O köpekler o yılların gerçek iş köpekleriydi, hepsi değişik ebatlarda değişik tipteydiler ama zeki ve işe yatkınlardı.
1899 yılında Stephanitz katıldığı bir kopek gösterisinden adı Hektor Linkrsheim olan bir çoban köpeği satın aldı. Kısa bir sure sonra köpeğin adını Horand von Grafarth olarak değiştirdi.
Horand 61 santim yüksekliğinde büyük bir köpekti. Kemik yapısı iyi düzgün bir anatomiye sahipti. Atletik, güçlü ve hayat doluydu. Rengi bugünün Sable Çobanları giydi. Bugün yaşasa sable olarak tanımlanırdı. Kafası ve kulakları kolayca diğer köpeklerden ayırdedilebilirdi. Bugünün alman çoban köpeği kafası gibi etkileyiciydi.
Horand v. Grafarth derneğin üretim defterine kayıtlı ilk kopek oldu. SZ.1 numarası Horand’a verildi.
Horand alındıktan iki hafta sonra Stephanitz ve arkadaşı Arthur Meyer Alman Çoban Köpeği derneği Verein für Deutsche Schaferhunde (SV)’yi kurdular. İlk başkan Stepanitz, Artur sekreter oldu. Sonradan, Bir belediye başkanı, bir mimar, iki fabrika sahibi, bir otel sahibi ve bir hakim bu oluşuma katıldı ve bugün dünyanın en büyük tek ırk derneğine katıldılar. SV’nin kurulmasından bir kaç yıl sonra arkadaşı ve derneğin kurucu üyesi Artur Meyer öldü.
1899’dan sonra heryıl bu yeni ırkın yarışmaları SV tarafından yapıldı. Stephanitz yıllarca bu yarışmalara hakemlik yaptı.
1923 yılında Stephanitz’in kurmuş olduğu SV’nin 57,000 üyesi vardı.
1930larda Almanyada  Naziler olağanüstü bir hızla yayılıyor ve güçleniyorlardı.
SV üyeleri arasındada çok fazla Nazi mevcuttu. Naziler SV’nin işlerine karışmaya başlamışlardı. Stephanitz Nazilere karşı gelince 1936 yılında, Naziler Kulube (SV) el koydu ve  Stephanitz’I toplama kampına gönderdiler. Stephanitz 36 yıl bu derneğe emek vermişti bir yıl sonra 22 Nisan 1936 yılında SV’nin kuruluş yıldönümünde öldü.
Adolf Hitler’in bu ırkla ilgilenmesi Stephanitz’in kötü sonunu hazırlamıştı denebilir.
Hitler’in favori köpeği Blondie kendisine 1941 yılında Martin Bormenn tarafından verilmişti. Blondie Hitlerle birlikte Hitlerin FW-200 ile uçuyordu. Birlikte geziyorlardı. Hitlerin sığınağında köpeği Blondie ile birlikte öldü.
Stephanitz insanlığa hediye ettiği Alman çoban köpeği ile hatırasını hala yaşatmaktadır.
Stephanitz vizyonu olan, hayallerini gerçeğe dönüştürebilen bir adamdı.
Stephanitz’in yaşamı boyunca önem verdiği parolası şuydu: “ Doğruyu yap ve kimseden korkma”
Stephanitz bu ırkın gelişimine rehberlik ederek en üstün eğitilebilirliğe sahip, safkan, asil, faydalı, sağlam kafalı ve sağlam vucutlu köpekler hediye etti.
Derleyen: Erdinç Sarımusaoğlu
Yorum yapın »

Köpek Parkları ve Köpeğiniz

Henüz köpek sporunun gelişmemiş olduğu ülkemizde köpek sahibinin köpeğiyle en çok yaptığı aktivite olan köpek parklarında dolaşmanın bazı zararlarını, ortaya çıkabilecek problemleri yazıya dökmek istedim.
İnsanlarköpek parklarına giderek köpekleri için bir şey yaptıklarını düşünselerde bu büyük ölçüde yanlıştır. Köpek parklarına kendileri için giderler köpek sahipleri.
Parklar köpekler için faydalıdır ama köpek parkları değil.
Köpek parkları köpeklerin çok bulunduğu ama tasmada tutulduğu alanlarda, sırayla, planlı bir şekilde eğitimlerin yapıldığı bir yer değildir.
Bir çok insanın kafasında “Köpeğim köpek parklarında bulunursa sosyalleşme süreci çok daha kolay olacaktır” düşüncesi vardır.  Sosyalleşme köpeğinizin onlarca köpeğin arasında bulunması, diğer insanların kucağında gezmesi, diğer insanları taciz etmesi ve onlar tarafında beslenmesi değildir. Ben buna kaos diyorum.
Liderin belirlenmediği, otoritenin kendini gösteremediği sürüler problemlerle yaşarlar. Bunu Istanbul trafiğine benzetebiliriz. Hepimizin bildiği gibi herkes kendi kuralına gore trafikte yol almaktadır. Herkesin kuralı farklı olduğu ve devlet otoritesini gösteremediği için trafikte hergün problemler yaşanmaktadır.
İnsanların çoğu köpekleriyle birlikte, kendileri gibi kopek sahibi olan insarında bulunduğu parklara gitmek isterler, ülkemizde bu anlaşılabilir bir şeydir çünkü köpekle neler yapılacağını bilmemektedir köpek sahiplerinin çoğu. Sadece köpek sahiplerini şuçlamak istemiyorum zira köpek sahiplerine neler yapılacağını biz eğitmenler tavsiye etmeliyiz.
Bazıları köpeklerini sosyalleştirmek isterler, bazıları “piyasa” yapmak. Köpek parklarında meydana gelen kopek kavgalarının bir kaydı tutulmadığı için burada rakam vermek doğru olmaz ama bazı tavsiyeler vermenin hiç bir sakıncası yoktur.
Köpeğiyle dolaşmak, diğer köpek sahipleriyle tanışmak, köpekler hakkında konuşmak tabiiki çok normal ve hepimizin yaptığı şeylerdir. Bu olmalıdır. Fakat köpeklerimizi hiç bir zaman gözetimsiz birden fazla köpekle bir araya getirmemeliyiz. Bu hem köpeğinizde hemde sizde bir travmaya ya da endişeye  yol açabilir.
 İnsanlar kopek parklarına iyi niyetle giderler ama bu kötü bir fikirdir. (Özellikle kopek için) Eğer gidiliyorsada kesinlikle kopek serbest bırakılmamalıdır. Köpek tasmada tutulmalıdır. Köpeğimizi tasmada tutmamızın bir çok sebebi vardır. Konu başlığı köpek parkları olduğu için sadece köpeğinizin diğer köpeklerle yaşayacağı problemleri düşünmeyin. Köpeğiniz çevrede bulunan insanlarada zarar verebilir. Bu zarar sadece ısırmak değil onları rahatsız etmek şeklindede olabilir.
Normal insanlar, (eğitmen olmayan) köpeklerinin sürü güdüsüne sahip olduklarını bilmezler.  Bu içgüdü kopek parkında diğer öpeklerle bir araya geldiğinde daha fazla kendini gösterir.
  Bu tür yerlerde karşılaşılan en büyük problem, parka daha once gelmiş köpekler, parka yeni gelen her köpeğe  davetsiz misafir ya da hakkı olmayan bir bölgeye giren biri gibi davranırlar. Çünkü “Bölge” daha once gelenlerindir. Ve bölgesel agresyon ortaya çıkar.
O gün için yeni gelen köpek bu bölgeye daha once gelmiş olsada bölge başkalarına geçmiş ve yeni sürü oluşmuştur. Yeni gelen köpek dominant değil ise problem çıkmayabilir. Fakat dominant bir köpeğin geldiğini düşünecek olursak muthemelen bir kavga başlayacaktır.
 Bir grup köpeğin birlikte oynamalarına, zaman geçirmelerine izin verilmişse, Grup içerisinde Rütbe sıralaması olarak vardır ya da içgüdüsel ortaya çıkacaktır. Bunun çıkması kesindir. Çıkmaması gibi bir şey düşünülemez. Hiyerarşisiz bir düzen olamaz. Hiyerarşiyi kim belirler? Lider! Lider kim? Bilmiyoruz! Öğrenebilir miyiz? Evet! Ama bu pahalı bir tecrübe olabilir.
 Birden fazla köpeğin sürü lideri olmak istediği bir durumda ise problem çıkacaktır. Problemin büyüklüğü karşılaşan durumla, karakterlerinin kombinasyonuyla orantılıdır.
 Eğer bazı köpekler sahip olduğu liderlik özelliklerini başlangıçta kullanmazlarsa, diğer köpekler sıralamayı kendilerine gore belirleyecektir. Bu durum dah asonra tekrar sıranın belirlenmesi için yapılacak kavgaların ortaya çıkması için iyi bir sebeptir.
 Bir çok kez kopek sahibi köpeğini sözlü olarak uyarır ve kontrol eder, geri çeker.  Fakat, çoğunlukla sözlü uyarı yapılmadan once kavga başlamış olur.  Ve köpekler hızlı atak yapmanın “başarıyı” getireceğini öğrenir, Yani iyi döğüşmeyi öğrenir.
Köpekler bir şekilde anlaşabilir, Bazen çok küçük hırlaşmalarlar, Bazen büyük kavgalarla sürü düzeni gerçekleşebilir. Fakat burada bazıları hem fiziksel hemde zihinsel olarak yara alabilirler, zarar görebilirler. Bu arada köpek sahibide hep diken üstündedir!
 Parktaki her köpeğin terbiyeli ve iyi eğitilmiş olduğunu düşünmeyin. İyi eğitilmiş ya da iyi terbiye edilmiş köpekler haftasonlarını spor klüplerinde geçirirler ve zaten onlarca köpeğin olduğu parklarda dolaştırılmazlar. Parktakinden farklı olsada köpek klüplerindede muhabbet, yeni insanlar vardır. Bunun yanısıra gerçek bilgilere köpek klüplerinde rastlayabilirsiniz.
 Birbiriyle oynayan bir grup kopek görmeniz sizin köpeğinizlede oynayacakları anlamına gelmez. Birbiriyle oyun oynayan köpekler arasında hiyerarşi sıralaması daha once kurulmuş olabilir, Belki oyunu kendi kurallarına göre oynuyorlardır, Köpeğiniz ve siz oyunun kurallarını bilmiyor olabilirsiniz ve kolayca başınızı belaya sokabilirsiniz. Bir sürüyü ayırmak emin olun iki köpeği ayırmaktan çok ama çok zordur. Bu kavgalar çok uzun sürebilir. Çok büyük problemler ortaya çıkabilir.
Kavgayı ayırmayı da kolay bir şey sanmayın. Köpekler kendi köpeklerinin değilse araya girmemenizi tavsiye ederim. Çok büyük yara alabilirsiniz.
 İnsanlar parklarda ya da yürüyüşlerde, yavrularının diğer köpeklerden ürkmelerinden ve çekinmelerinden dolayı hayal kırıklığına uğrarlar. Ama şunu anlamazlar sahip oldukları köpek diğer köpekleri “sürü lideri” olarak görüyordur. Vahşi yaşamda; Sürü lideri sürüsünü korur! Genç köpeğinizde içgüdüsel olarak sizin kendisini koruyacağınızı düşünür. Bu olmadığında ise size karşı güvenini  kaybedebilir.
Bu durumda;
Karşıdan gelen köpeğe bakın, anlamaya tanımaya çalışın. Gelişigüzel bir araya getirmeyin. Eğer karşıdan gelen köpeğin sizin köpeğinize zarar vermeyeceğini düşünüyorsanız bir araya getirin. Özellikle yavru köpek için; 3-5 kere diğer köpekler tarafından ezilen köpek artık köpeklerden korkabilir. Eğer bu tehdit köpeğiniz olgunluğa erişmeden once yaşanırsa, genç kopek yabancı köpeklere ve tuhaf durumlara karşı çekince gösterebilir. Eğer köpeğinizin en iyi arkadaşı ve sürü lideri olan siz onu korumaz ise kim o’nu koruyacak?
 Köpeğinizi korumak O’nu kucağınıza almak demek değildir. Olabilecek problemleri önceden öngörüp önlem almaktır. Oluşabilecek porblemleri önceden görmenin çok büyük faydası vardır köpek eğitiminde. Köpeğin yapacağı işe uygun çevreyi tercih etmek ya da çevreyi oluşturmak en doğru yoldur.
 Eğer insanlar herşeyi doğru yaparsa, yavru köpekleri kendine güvenleri tam olarak büyürler. Güçlü, kendine güveni tam olabilecek bir gen’e sahip bir yavru eğer yanlış bir kişinin elindeyse berbat bir hale gelebilir.
Sağlıklı köpekler köpek parklarında büyütülmezler. Sadece “Ev, tuvalet için bir kaç yüz metre gezdirmek ve köpek parkları” üçgeninde yetişen köpek, sahipleri ve çevre için büyük sıkıntı verecektir.
Sporla kalın,
Derleyen: Erdinc Sarimusaoglu
Yorum yapın »

Köpek eğitimi yapan eğitmenler!

Köpek eğiten insanlara baktığınızda, onların 3 farklı ana kategoride kümelendiğini görürsünüz. Bu kategoriler değişken değerlendirme cetveli şeklinde incelenebilir. Cetvelin en solunda bulunan birinci kategori eğitmenler, köpeklerine yalvaran, yiyecek veya oyuncak ödülü sunarak bir şeyler yaptırabilmek amacıyla rüşvetçilik yapan kimselerdir. Bundan yanlış bir çıkarımda bulunmayın, bende yiyecek ve oyun ağırlıklı ödülleri kullanıyorum, ama bunların yanı sıra bu kategorideki kişilerin hiç kullanmadığı, düzeltme ve dikkat çelme unsurlarını da eğitim programı içerisinde uyguluyorum.

Bu grupla ilgili problem çoğunlukla köpeklerin, istenen işe karşılık verilen ödülün değmeyeceği düşüncesiyle, sahiplerinin istediklerini yapmamasıdır. Bu köpekler sonunda saldırgan, dominant ve anti-sosyal bir hale gelirler. Bunlar, etkisiz eğitim metotları sonucunda edindikleri yanlış davranış biçimleri nedeniyle kontrol edilemez duruma geldiklerinden, sonunda hayvan barınaklarına terk edilen köpeklerdir.

Cetvelin diğer ucunda, yani sağ tarafında, ikinci kategorideki eğitmenler yer alırlar. Bunlar köpeği korkutma ve zorlama yöntemleriyle onlara istediklerini yaptırma metodunu benimsemişlerdir. Bunlar, köpeğe dikenli şok tasmasını takıp, onları istedikleri her şeyi yapmaya zorlarlar. Birçok profesyonel köpek eğitimcisi bu metodu benimsemiştir, çünkü onlar için zaman, para demektir ve yeterli kuvvet ile birlikte zorlama uygulandığında köpekler her hususta eğitilebilirler.

Bu tarz eğitmenlerle olan problem, köpeklerin sahiplerini hemen hemen hiç sevmemesi hatta onlardan korkuyor olmasıdır. Bunlar kendilerinden bir şey yapması istendiğinde, kuyruklarını bacak aralarına sıkıştırıp sinen köpeklerdir. Bu köpekler sahiplerinin yanındayken hiçte mutlu bir görünüme sahip değillerdir, çünkü kafalarına balyozun hangi anda ineceğini bilemezler.

Bu her iki kategorideki eğitimcilerin problemleri ise, eğitimin, sahibine saygı duymayan köpeklerde tutarsız sonuçlar üretmesidir. Eğer köpeğinizle iyi bir bağınız yoksa, yada köpeğiniz size sürü lideri olarak saygı duymuyorsa, eğitimde tutarlı sonuçlara hiçbir zaman ulaşamazsınız.

Üçüncü kategori eğitimciler, diğer ikisinin tam ortasında olan ve aynı zamanda benimde beraber olmayı sevdiğim eğitimci profiline sahip olanlardır. Bunlar tam ortada ve dengededirler, her zaman şartları gözlemleyerek, durumuna ve zamanına göre cetvelin sağına veya soluna doğru kaymaya hazırdırlar.

Bu üçüncü grup aynı zamanda eğitim programı süresince yiyecek, oyuncak ve övgü malzemelerini eğitim programlarında kullanırlar. Bunlar aynı zamanda programlarına dikkat çelici unsurları da katarak, (köpek yat komutunda iken birisinin önüne top atması gibi) böyle durumlarda itaat zorluğu çeken köpeklere, gerektiğinde düzeltme yapılacağını da öğretme yolunu benimserler.

SAYGI ve LİDERLİK ilişkisi nasıl kurulur?

Köpeklerimizle kurduğumuz bağlarda, saygı kazanırken beraberinde, liderlik rolünün sağlanmasının nasıl olacağı sorulduğunda, cevabı köpeğimizi, ona karşı her şartta iyi davranacağımıza dair ikna edebilmiş olmamızda yatmaktadır. Köpekler siyah ve beyaz boyutunda düşünürler, bizim konuştuğumuz lisanı anlamazlar, çoğu zaman sadece reaksiyon verirler.

Böylece köpeğe, ona sadece nasıl yapılacağını bildiği şeyleri soracağımızı anlatmamız ve öğretmemiz gerekir. Köpek isteneni doğru biçimde yaptığında, ona doğru yaptığını her zaman belirtmeliyiz. Buna marker ile eğitim diyoruz.

Üzerinde eğitim çalışması almadığı konularda, köpekte hiçbir zaman düzeltme çalışması yapmamalıyız. Bu siyah ve beyaz algısını destekler bir durumdur. Düzeltmeler, eğitim sırasında değil, eğitimi tamamlanmış komutların, köpek tarafından algılandığı ve anlaşıldığı halde yerine getirmediği durumlarda kullanılmalıdır.

Köpek bizim düzeltmeleri hangi şartlarda ve nasıl yapacağımız hususunda % 100 tutarlı olacağımız öğrenmelidir. Her zaman tutarlı olmak, sürü liderliği rolünün en temel öğelerinden birisidir. Mesela evdeki misafire gösterilen agresyonu görmezlikten gelip, dışarıda yürüyüş esnasında köpeğin göstereceği agresyona düzeltme uygulamak, tutarlılığımız hakkında köpeğin bizi sorgulamasına neden olur.

Düzeltmeler mutlak suretle olaydan 1-1.5 saniye sonra yapılmalıdır. Köpek evde halıya işedikten bir saat sonra yapılmaya çalışılan düzeltme hiçbir anlam ifade etmez. Böyle bir durumda köpek sahibinin (ben evde yokken yanlış bir şey yaptığını biliyor) açıklamasını duyduğumda bu muameleyi gören köpek için gerçekten üzülüyorum.

Eğitimin en önemli bölümlerinden birisi handlerin düzeltmeleri uyguladığı seviyeyi doğru ayarlayabilmesidir. Yanlış yapılan bir davranışa uygulanan düzeltme ile, köpeğin bir çocuğa göstereceği agresyonun düzeltmesi arasındaki seviye farkının doğru ayarlanabilmesi gerekmektedir.

“Köpekler sizi sevebilirler, ama saygı duymayabilirler”

Köpekle sahibi arasındaki ilişki söz konusu olduğunda, sevgi ve saygı birbirinden bağımsız iki duygudur. İnsanlarla yaptığım konuşmalarda bunu hep vurgulamaya çalışırım, köpeğinizi size saygı duyduğu için sevmezsiniz.

Köpeğim gösterdiği saygıyı azalttığı takdirde ona daha fazla baskı uygulamaya başlarım. Bu durum, istediğim saygı seviyesi köpek tarafından sağlanana kadar onu daha çok çalıştırmam ve ona ait serbest zamanlarını daha çok kendi kontrolüm altında tutmam demektir. Bu sürü liderinin, diğer sürü üyelerinin yaşamlarını kontrolü altında tutması gibidir.

Yeni eğitmenlerin hatırlaması gereken bir konuda, köpeklerin tekrar yaparak öğrendikleridir. Köpeğin yeni bir komutu öğrenmesi 30 tekrar gerektirir. Eğitimciler çoğunlukla yeterli tekrar yapmadıkları ve köpeğe komutu tam anlamıyla öğretmedikleri için hatalı duruma düşerler. Köpek sahibi eğitimin tamamlandığını varsayarak düzeltmeler yapmaya başladığında da sözünü etmiş olduğumuz, siyah ve beyaz kuralını zedelemiş olurlar. Çünkü köpek tam anlamıyla öğrenmediği bir komut için düzeltme görmeye başlamıştır.

Birçok eğitimci fazlasıyla pasiftir.

Bu durum ya eğitimcinin kişisel karakterinden yada ortaya koyduğu yetersiz eğitim tekniklerinden kaynaklanmaktadır. Bu örnekleri bazı eğitim gruplarında sıkça gözlemleyebiliyoruz. Eğitmenler sadece pozitif eğitime odaklanıyorlar ve dikkat çelici unsurlarla düzeltme uygulamalarını göz ardı ediyorlar. (Özellikle sadece clicker ve head halters kullanılan gruplarda).

Burada yine bir yanlış anlama olmasını istemiyorum. Clicker ile ilgili bir olumsuzluktan söz etmedim örneğimde, bende eğitimlerimde marker kullanıyorum ama clicker yerine kendi sesimle “OK” demeyi tercih ediyorum.

Benim uygulamalarımla, sözünü ettiğim yetersiz itaat eğitim çalışmaları arasındaki fark, köpek marker ile komutu öğrendikten sonra, benim eğitime dikkat çelici unsurları katıyor olmamdır. Düzeltme yapmaya başlama seviyesi de, dikkat çelici unsurların seviyesinin köpekte itaatsizlik yaratacak kadar yoğun hale geldiği anlardır. Bu köpek eğitiminde köpeğe karşı tutarlılığın sağlanabileceği tek yöntemdir.

Diğer taraftan müşteri köpeklerini eğitime alan profesyonel eğitimcileri görüyoruz. Bu eğitimcilerin büyük çoğunluğu eğitimde zorlama yöntemini kullanmaktadırlar. Daha önce “zaman paradır” düşüncesini belirtmiştim. Bu zorlama yöntemiyle, eğitimciler, köpeğin markerlarla öğrenme sürecinden geçirilmesinden çok daha çabuk bir şekilde boyun eğmesini sağlamaktadırlar.

William Kohler’in eski kitaplarını okuduğunuzda, köpeklerin 35-40 yıl önce sadece zorlama yöntemiyle eğitilmeye çalışıldığını görürsünüz. William Kohler en başta gruplandırdığım 2 nci kategori eğitimci profilinin üstadıdır. Son yıllarda ise, ibre cetvelin tamamen diğer tarafına kayarak, dikkat çelici unsurlarla, düzeltme uygulamalarının kullanılmadığı clicker eğitimi popüler hale gelmiştir.

Bu yanlış yöntemler sebebiyle de özellikle evde yaşayan köpeklerde dominasyon ve agresyon şikayetlerinde patlama yaşanmaktadır. Tekrar söylüyorum doğru nokta bu iki sistemin tam ortasıdır. İyi eğitimciyle büyük eğitimci arasındaki fark büyük eğitimcinin motivasyon ile düzeltme arasındaki dengeyi öğrenebiliyor olmasıdır.

Eğer sürü davranışını yada gütme davranışını incelerseniz, sürüdeki rütbe unsurunun pasif ve yavaş geliştiği halde, saygı kaybının çok daha hızlı ve etkin şekilde devreye girdiğini görürsünüz. Aynı durumun köpekle olan ilişkimizde gerçekleşmesini sağlamak gerekmektedir.

Saygı-İşbirliği-Çaba

İnsanlara bir köpeğin bana saygı duyması, işbirliği yapması ve istediklerimi yerine getirmek için çaba sarf etmesi gerektiğini söylerim. Ancak bunlar sağlanabildiği takdirde köpeği eğitebilirim. Köpekten beklenen bu davranış biçimi “iyi davranış” değil “beklenen davranış” tır. Bu köpek eğitimdeki önemli bir konsepttir.

Birçok köpek sahibinin kendine saygı duymayan ve kötü davranışlar geliştirmiş köpekleri vardır. Sahipler bu köpekleri eğitmeye başladıklarında sinen köpeğin, kendilerine saygı duyduğu yanılgısına kapılırlar. Halbuki saygı zamanla kazanılan ve doğru uygulanmış liderlik teknikleriyle sağlanan bir olgudur.

Başlangıç eğitimi sınıflarına gittiğinizde insanların köpeklerini neredeyse yalvararak eğittiğini görürsünüz. Bu tutumdaki üzücü durum, köpeğin eğitimde tutarlılık sağlanamaması ile birlikte, davranış problemlerini de tetiklediğinden, tehlikeli bir köpek yaratma sürecinin başlatılmış olmasıdır.

Köpek sahipleri, öğrenme, dikkat çelme, düzeltme ve bunları sürdürme safhalarının konseptini öğrendiklerinde, köpeklerini eğitebilmek için gerekli donanıma sahip olmakla beraber, sürü lideri olma yolunda da ilk adımı atmış olacaklardır.

Şunu her zaman hatırlayın “köpeklerin büyük çoğunluğu sürü lideri değil, üyesi olmayı tercih ederler”. Köpek sahipleri, köpeklerinin hayatını kontrol etmeyi öğrendiklerinde, köpeklerinin onlardan istemiş oldukları “sürü liderliği” vasfını kazanmış olacaklardır.

Ed FAWLER- Leerburg Kennel

 

köpek eğitimi
köpek pansiyonu
köpek oteli

Yorum yapın »

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.